.

İŞ YERİ Mİ TIMARHANE Mİ

0 yorum
(Mekan temiz bir ofistir.masasının arkasına saklanan çalışansa bilgisayarda uğraşmaktadır.)
Çalışan:Of ya bu nasıl iş arkadaş patron bozuntusu karı kızla uğraşadursun, biz burada onun şirketini kurtaralım.Ha iş arkadaş.
Patron:En değerli çalışanım bana mı seslendin.(alaycı)
Çalışan:Hayır efendim telefonla konuşuyodum.(sesini kısarak)Dalga geçiyor bir de.
Patron:(Çalışanın yanına gelerek)En değerli çalışanım ben çıkıyorum bankaya kadar uğramam lazım beni arayan soran olursa toplantıda de , hadi bakayım çalışsın parmaklar.Hahaha.
Çalışan:(patron gidince)Bankaymış hep aynı yalan karı kız avına gidiyorum desene.Toplantıdaymış diyecekmişim daha kimse inanmıyor zaten senin yüzünden batıyoruz.
Bir ses:Kendini kaybetme , sen görevini yap.
Çalışan:Tövbe bismillah ne oluyor ya o ses neydi.
Bir ses:Bendim gerizekalı besmeleye hacet yok.
Çalışan:(şaşkın ve korkmuş)Sen kimsin.
Bir ses:Kilimcinin köroğlu sanane kim olduğumdan ben senin pak sakallı dedenim.
Çalışan:Dayı bırak Allah aşkına ne istiyorsun korkuttun beni.
Bir ses:Patronun nerede.
Çalışan:Bankaya gitti randevunuz varmıydı.
Bir ses:Ben randevu almam.
Çalışan:Haydi bakalım çattık yine.Dayı ne istiyorsun.
Bir ses:Yemyeşil bahçelerde kuşlarla böceklerle oynamak isterdim.Göğün en üst katına çıkıp bakınmak ister....Öhö Öhö şey yani sen ne istiyorsun.
Çalışan:Nasıl anlamadım.
Bir ses:Anlayacak birşey yok bir yerde bir iyilik yapmışsın bir şey dile de gerçekleştireyim.
Çalışan:Peki bunun için bir cin gelmesi gerekmez miydi neden ak sakallı dede yolladılar.
Bir ses:Bırak şimdi cin lamba olaylarını onlar filmlerde kitaplarda var, bu arada ak değil pak sakallı dede de değil dayı tamam mı canım.
Çalışan:Tamam canı... ehh tamam dayı.
Bir ses:Söyle bakayım şimdi ne istiyorsun.
Çalışan:Benim şu patrona bir şaka yap da biraz işinin başında dursun anca karı kız peşine gidiyor.
Bir ses:Tamam(der ve bir iki hareket yapar birşeyler söyler)Evet patronuna müthiş birşey yaptım rezil rüsva olacak.
Çalışan:Ne yaptın söylesene.
Bir ses:Olmaz git kendin bak heyecanın kaçmasın her zaman ki restoranttadır.
Çalışan:Ben kaçtım o zaman(der ve ceketini alıp çıkar)
(bu sırada pak sakallı dede gülme krizine girer.)
Bir ses:Arkadaş amma salak herifler var bu dünyada ya hemen inandı pak sakallı dede olduğumuza yirmi yıldır bu işi yapıyorum herkes yiyor arkadaş.Yazar bey adımı pak sakallı dede yapsaydın bir ses değil kime diyorum ki buda kafayı yemiş.Neyse çaldırayım necmiyide gelsin yukarı iyi para kaldıracağız buradan.




napolyonun parası, romeonun aşkı yahut insanın 2 gram aklı

0 yorum
(bir cafe ortamında birkaç arkadaş çaylarını yudumlarken muhabbet ederler.)
Mehmet:Yok arkadaş!Ah bu aşk var ya aldı beni benden çok mutluyum.Seviyorum...
Asım:Aşkmış.Yemişim aşk oğlum dünyanın en büyük mutluluğu paradır.Paran olmasın bakayım o hatunlar bırakmıyor mu seni.Aşk karın doyurmaz kardeş.
Melis:Mehmet çok romantiksin, Asım sende haklısın aslında.
Asım:Aha!Demedim mi ben; para abi işte.
Mehmet:Katılmıyorum , param olmasın sevgi , aşk olsun bana yeter.
Melis:Keşke her erkek senin gibi olsa.
(melis bu arada garson çağırır ve sipariş veriş siparişler geldikten sonra)
Asım:(şaşırarak)Ohaaa!kızım bu kadar şey yenir mi?
Melis:Yediğimde gözün var dimi.
Mehmet:(masum bir sesle)Bırak asım yesin güzel kız.Hem aşka inanıp hem güzel olan herkesin hakkıdır bu.
Melis:Çok haklısın.Şeyyy yani gerçekten mi?
Asım:(sesini kısarak)Yesin bakalım.
Melis:Eee asım sen aşksız yaşayabiliyor musun yoksa para gerçek mutluluğu veriyor mu kesin veriyordur dimi.
Asım:Tabi ki veriyor istediğin her şeyi yapıyorsun.
Melis:Yani şimdi istesen şuranın tüm hesabını ödeyip gidersin öyle mi?
Asım:(yutkunur)tabi tabi.
Mehmet:Melis ya bırak şu paragözü(iştahla)gel dans edelim.
(mehmetle melis dans eder asımsa sinsi sinsi onları izlemektedir.Müzik biter ve otururlar.)
Melis:Mehmet sen ne kadar güzel dans ediyorsun ya uçurdun beni çok hoşuma gitti hep seni kadar güzel dans eden bir erkek arkadaşım olsun istemişimdir.
Mehmet:(böbürlenerek)Sende hiç fena değilsin.
(bu sırada gizlice asım dansçı çağırır, tabi yiyici kızımız meliste garsona seslenmeden durmaz.Bir müddet sonra asımın çağırdığı dansçı gelir.)
Asım:Mehmet sen dans eder yorulursun bende paşalar gibi adam çağırırım o eder.
Melis:DAnsı doayeninden izlemek çok güzel ya.
Asım:Mevzu da bu Melis para,para,para.
(mehmet suspus olur bu sırada melise bir telefon gelir ve gider, sahneye mehmetle asımın ortak arkadaşı cenk girer.)
Cenk:Merhaba beyler nasılsınız.
Mehmet:Ne olsun cenk Melis buradaydı az önce kaçırdın.
Cenk:Bırak ya şunu(dalga geçer gibi) çok da üzüldüm görmedim diye şimdi.
Asım:Para , para , para.
Cenk:Gene sapıttı arkadaş bu.(adisyona bakarak)Ohaa! bu adisyonun hali ne.
Asım:Para , para , para.
Cenk:Asım bu kadar para var mı ki sende.
Asım:Ne kadar ki ya ödenir para, para, para.
Cenk:450 lira da ödenir değil mi?
Mehmet:Ah aşk sen neler.......(duraksar)kaç paraaaa.
Cenk:450 lira koçum bereket versin.
Asım:Ne yedik ki biz.
Cenk:Çok iyi bir halt yediniz.Siz kızı çağırın yesin sizi sizde ona aşk para lafları kesin.Arkadaş bırakın şu en mühim şey aşktı yok paraydı olaylarını şunlara verdiğiniz zaman içersin de kafanıza biraz akıl koysaydınız şimdi hem paranız hemde aşkınız olurdu çekin ceremeyi salak herifler.
(der ve çıkar Mehmet ile Asım da sap gibi kalır.)

makineleşen insanlık

2 yorum
(ağaçsız çorak bir arazide siyah dumanlar ve tiksindirici bir sisin altında dört insan durmaktaydı.)
1.insan:Trııııııın truuuuuun merhaba 215
2.insan:Drınnn merhaba 385. 672 ile 113 nerede acaba?
1.insan:Herhalde siber optik mutluluk makinesinin önünden mutluluk alıyorlardır.
2.insan:Fakat siber optik mutluluk makinesinden mutluluk almak için çok şey vermeleri lazım.
1.insan:Ben o makineye gitmedim sen gitmişmiydin?
2.insan:Evet iki günlük mutluluk için tüm sadakatimi ve güvenimi aldılar benim.
1.insan:Çok pahalıymış.
(bu sırada 3.insan 672 ile 4. insan 113 gelir)
3.insan:(sinirli)Bu lanet dünya neden böyle neden bu sis gökyüzünde,358 neden sırıtıyorsun lanet olsun.trrrııııunt.
4.insan:Sakın aldırış etmeyin.tızzzzzst.mutluluk makinesi kısa devre yaptı mutluluk yerine mutsuzluk aşıladı.
1.insan:Mutsuzluk aşıladı da bu sinir neden?
4.insan:Makine karşılık olarak ondan sakinliğini aldı.
2.insan:Yine iyi sayılır benden daha karlıymış.
3.insan:Sanşlı mı kim ben mi hay böyle şansın çok şanslıyım lanet olası makine kısa devre yaptı bir avuç mutluluk için sakinliğimi verdim ama yinede mutsuzluk aldım lanet olsunnnnnnnnn.
1.insan:Eee 113 sen ne aldın mutluluk makinesinden?
4.insan:Ben mutluluk makinesine daha önce girmiştim.Bu sefer farklı bir makine denedim.
2.insan:Nasıl bir makine?Ne veriyorlar?Sefkat mi, dirayet mi, yoksa erdem mi ya da kesin sevgi veriyolardır?
4.insan:Hayır.Hem hiçbirini veriyorlar hem hepsini.
2.insan:Nasıl yani.
4.insan:Bu makine hiper optik insanlık makinesi, sana insanlık veriyor.
2.insan:Vay be çok geliştirmişler.
1.insan:Peki karşılığında ne alıyorlar.
4.insan:Herşeyini.
1.insan :Herşeyini derken anlamadım ben.
4.insan:umutlarımı , hayallerimi , sevdiklerimi , ömrümü herşeyi.Bana bir günlük insanlık verdiler yarın da ölüm günüm yarın tam bu saatte beni tam buraya gömün bu kalpsiz makineleşen dünyaya.hiçbirinizde ağlamayın arkamdan.Hıh zaten ağlayamazsınız ki onu da aldılar elimizden.

DELİYİM BEN YOKSA DEĞİLMİYİM

3 yorum
(Dar bir sokakta bir adam yavaşça yürüyordur ve yüyürken kendi kendine konuşuyor.Yanından geçen herkes hayretler içinde adama bakıyordur.)
Adam:Hani haksızdım hani aşk vardı ne oldu.Ne olacak olan yine bize insanlığa oldu.Hani savaşlar bitecekti hani kimse birbiriyle kavga etmeyecekti.Sürekli kavgalar savaşlar bıktım ya neden bana söylenen herşey yalan neden.
(Bu sırada adam yorulduğunu farkeder ve yolun kenarındaki durağın bankına oturur.)
Adam:Haksız olmak istiyorum ama olmuyor hani işsizlik bitecekti hani okulu bitirince iş bulacaktım.Yine haklı çıktım.Tanrım!Haksız olmak istiyorum.
(Bu sırada durağa yaşlı bir adam gelir ve sorar.(
Yaşlı Adam:Evladım ..... otobüsü geçtimi.
Adam:Bilmem ki amca geçti desem geçmiş olacak haklı olacağım , geçmedi desem geçmemiş olacak gene haklı olacağım o yüzden ne desem haklı olacağım sen geçmesini mi istiyosun geçmemesini mi.
Yaşlı Adam:Evladım divanemisin sen yoksa benimle kafamı buluyosun.
Adam:Yok amca ben ne dersem haklı çıkıyorum o yüzden böyleyim.
Yaşlı Adam:(içinden:kesin divane bu kim salıyor bunları böyle) Ne dedinde haklı çıktın evladım.
Adam:Bak amca ben okurken iş bulamayacağımı söyledim insanlar bana oku hiç bişey olamazsan memur olursun dedi oda olmadı öğretmen falan olursun yolunu bulursun dedi.Ama ben dedim işsizlik var bu ülkede öyle herkes memur öğretmen olamaz dedim haklı çıktım.
Yaşlı Adam:Evladım öyle deme bulursun bir iş.
Adam:Öylede dediler bulursun bi iş dediler aradım taradım yok ordan arattır yok burdan tarattır yok koltuğun varmı yok dosyanda belge eksik kimse beni işe falan almadı.
Yaşlı Adam:Eee.
Adam:Yetmedi sendikalara başvurdum bugün git yarın gelme dediler.Hadi ekmek bulamadık insanlık bulalım dedik selam verdik borçlu çıktık.Yolda yürüdük belediye çukuruna düştük.ben dediydim bu ülkede insanlık kalmadı.Onlar var dedi haklı çıktım.Bu ülkede hal hatır kalmadı dedim.Onlar var dedi haklı çıktım.Aşk denen bişey kalmadı dedim.Onlar var dedi haklı çıktım daha ne diyeyim.
Yaşlı Adam:Aşk mı?
Adam:İşte bende aynen öyle dedim.Aşk mı?Ama gene haklı çıktım.
Yaşlı Adam:Oğlum sen iyi değisin galiba.(bunu dedikten sonra telefonunu çıkardı ve bir kaç tuşa bastı.)
Adam:Amca galiba haklısın deliyim ben hada bun dünya deli yoksa deli değilmiyim neyim bende bilemedim ki.Kafam karıştı aşk yok para yok iş yok ekmem yok şu duraktan otobüse binmeye bile gerek yok.delimiyim bey amca yoksa değilmiyim değilim heralde.
(Adam bunları söylerken siren sesleri eşliğinde bir araba geldi içinden çıkan iki adam bizim adamı sardı sarmaladı ve.)
sonunda haksız çıktım deliymişim meğer yaşasın......

ANLATMAYA ÇALIŞTIM FAKAT ANLATAMADIM

1 yorum

''Loş bir akşamüstünün denizle buluştuğu bir iskeledir mekan.Çarpık tahtalardan oluşturulmuş bir bankın üzerinde oturur bir adam.''
Adam:(boş bakışlarla) Bu dünyada sadece ben mi böyle yaşıyorum anlamıyorum ki!Neden ben neden tüm bu yükü sırtımda taşımak zorundayım.Neden kimse beni dinlemiyor herkes neden peşin hükümlü.Neden?
''Tam bunları söylerken çok hoş ,zarif bir bayan yan taraftaki banka oturur ve adam sessizleşip bir sigara yakar''
Kadın:(iç çekerek) Sonunda kurtuldum bu ezilmişlikten sonunda anlatabildim.Anlatacağım dedim ve kendimi dinlettim.Oh bee!
Adam:(kadına yönelerek)Pardon hanımefendi bir şey sorabilirmiyim?
Kadın:Tabiki.
Adam:Neyi anlattınız?
Kadın:Herşeyi.(gülerek)
Adam:Siz herşeyi anlatabiliyorsunuz bense içimdeki sıkıntıları kağıda bile dökemiyorum.
Kadın:Anlatmaya çalışın umuyorum ki siz de anlatabileceksiniz.
Adam:Neyi anlatayım.Arkadaşlarımın umursamazlığını mı , ailemin anlayışsızlığını mı , üstüne üstlük bu kadar sıkıntı varken hala insanların üstüme abanmasını mı?Hangisini?
Kadın:Hepsini.
Adam:Peki.Dinleyin o halde başımdan gelen geçenleri.(bir sigara yakar)En güvendiğim yıllardır aynı yemeyi yediğim arkadaşlarım bir anda kendi çıkarları için kavga etmeye başladılar yada hep öyleydilerde ben tanıyamamıştım.Kendi rahatlıkları için birbirlerine sövüp ,sömürdüler.Hiçbiri de bundan rahatsız olmadı.Bense hala nedenlerele yüzleşirken.Meğer ne kadar paraya tamah ediyorlarmış ne kadarda kendi çıkarlarının peşindelermiş.Dostluk dediğim şeyi nasıl da kahpeleştirmişler.Bir an yabancı gibi hissettim kendimi onların arasında bir an kalakaldım bir kaç tane güvendiğim adamla.Kardeş saydığım kişilerin yarın bir gün beni de çıkarları için satacağını nerden bilebilirdim ki.Artık inanıyorum ki yaparlar ama bunu anlatamıyorum.
Kadın:Ama artık bunu ben biliyorum bana anlattınız demekki onlarada anlatabilirsiniz.
Adam:Gerek kalmadı artık.
Kadın:Peki ya ailevi problemler.
Adam:Basit.Beni dinlemiyorlar.Beni kaale bile almıyorlar sanki ben bir birey değilmişim gibi anlatmama dahi izin vermiyorlar.Her yaptığım hatanın geresine bir türlü dönemiyorum hep yüzüme vuruluyor ve en ağır ithamları üztüme yapıştırıyorlar.Kuduracak kadar sinirli hale geliyorum fakat yine de ANLATAMIYORUM.
Kadın:Şöyle düşün.Sana yaptıklarının aynısını onlara yapsan demiyorum ama onlar bağırırken metanetli bir şekilde konuş yahut sinirlerinin geçmesini bekle sende kafana fazla takma takarsan daha da büyük problemlere sebeb olursun kendi nezlinde.O sebebten sus demiyorum sadece her yerde çıkış yapma bazen dinle sen dinlersen eminim onlarda dinleyecektir.
Adam:Oh bee!En sonunda bir insana karşı rahatlıkla kendimi anlattım çok teşekkür ederim hanımefendi.Peki bunları siz nerden biliyorsunuz yani siz nasıl bunları anlatıyorsunuz.
Kadın:(tebessüm ederek)Yaşıyorum sadece yaşıyorum bu yaşadıklarınız benimde başıma geldi tesadüftür bende ilk bu bankta düşündüm o zaman yanımda bir adam vardı bana bunları anlattı o zamandan beri ben bu konuları kafama takmıyorum ve inanın ki çok mutluyum.O adamın adıda hiç unutmam ...... ...... idi.
Adam:İnanamıyorum o adam benim babam...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...