.

Banyo Dekorasyonu Yapılırken Dikkat Edilecekler

2 yorum
Banyo Dekorasyonu yuvanızın daha kullanışlı olmasını ve göz zevkine hitap etmesini sağlayan bir unsurdur. Bu sebepten tadilat uygulamalarında en önemli nokta tadilatın kullanışlı yapıda olması gerekmektedir.

tadilat yapılmadan önce kesinlikle ne için böyle bir uygulama yaptıracağınızı belirlemiş olmanız gerekmektedir. isteklerinizi net olarak belirledikten sonra daha geniş kullanım alanlarına nasıl sahip olacağınızı düşünmeye başlayabilirsiniz.

Banyo Dekorasyonunda Mobilyaların Önemi


Daha geniş yaşam alanlarına sahip olabilmenin yolu evinize özel tasarlanmış mobilyalardan geçmektedir. Bu özel tasarım mobilyalar tadilat ücretinin bir nebze artıracak olmasına rağmen yaşam alanınıza kattığı alanla maliyetini getirdiği ferahlıkla fazlasıyla karşılayacaktır. Banyo Dekorasyonu gibi uygulamaların en önemli noktalarından birisi de uygun tasarım mobilyadır.

Tasarım uygulanırken dekorasyon renkleri de ruh halinize uygun ya da ruh halinizi daha güzel noktalara taşıyacak şekilde seçilmelidir. Keskin renkler mutfak dekorasyonunda kullanılırken dikkatli olunması gereken renklerdir. Bu noktalarda işinin ehli bir profesyonelden yardım almanız uygulamanın sonraki süreçte canınızı sıkmaması açısından önemlidir.

Sizde bu tarz bir tadilat yapmayı düşünüyorsanız öncelikle  dekorasyon alanında neleri, neden değiştirmek istediğinizi net belirleyin. Bunların net olarak belirlenmesi uygulamayı yapacak kişinin ihtiyaçlarınızı karşılayacak dekorasyonu daha kolay hazırlayabilmesini sağlayacaktır. Ne istediğini bilen müşteri, istediğini almaya en yakın müşteridir bunu unutmayın.

Sahne 9

0 yorum
(deniz kıyısı çocuk bir bankta oturur elinde gazete kağıdına sarılı şarap şişesi, ortamda başka kimse yok. Sahne başlarken çocuk sahnede başı öne eğik ağlar vaziyette)

Çoçuk: (ağlamaklı) Neden? Neden? Anlamıyorum, anlayamıyorum biz bu vaziyete nasıl geldik sevdiğim. Seni gözümden dahi sakınırken bu yaşananlar neden? (bir yudum alır) Ey deniz sen söyle ne edeyim? Bu şehri olduğu gibi üstüme mi yıkayım, tüm geceleri aydınlatmak için içimi döküp mü yakayım. Gittiğinden beri ne gurur kaldı ne başka bir şey.

(susar ve denize doğru bakar bir yudum daha alır)

Çocuk: Gittin. Tamam kabul ediyorum hata bende belki. Ama hani seviyorduk bee. Hani şehirler fark etmezdi. Mesafeler aramıza giremezdi. Hani herşeyi konuşup karar verecektik. Yargısız infaz yoktu bizde. Gittin de ne oldu sanki. Bu acı keder revamı bana.

Çocuk: (hırslanır dolu dolu bir yudum daha alır) Lannnnn istanbul nerde lan sevdiğim nerde kime küfredeyim, kime kızayım ben (ağlamaklı) kimin elini sıkı sıkı tutarken gözlerine bakıp ahirim ol diyeyim, kimin omzuna yaslanıp hayal kurayım. Neden büyümemize izin verdin be hayat. Hani ömür boyu sevecektik, biz hiç büyümeyecektik.

Çocuk: (sakinleşir) Sen de yalan oldun bee. Sende becerip gittin beni yapayalnız bıraktın ya şimdi ben ne edeyim. İstanbul sen istanbul olalı gördün mü be böyle keder.

(fondan Kibariye ah istanbul parçası girer çocuk bir süre denize yani seyircilere bakar ve çıkar)      

Gündüz Gece 5

1 yorum

(Köhne bir cafe loş ışıklar, ilgisiz birkaç insandan oluşmaktadır mekan)
İlayda: E gel dedin geldim işte ne istiyorsun?
Hamit: Yüzünü görmek istedim suçmu.
İlayda: Yüzümü görmek istemiş miş miş ne oldu yine kumarda para mı kaybettin.
Hamit: Yok canım kumarı bırakalı çok oluyor da param bitti doğrudur.
İlayda: Kumarı bırakmış hııı anlat sen ben malımı bilmiyorum sanki. Nerden bulaştım sana anlamıyorum ki.
Hamit: Sen istedin de bulaştın. Hem bunu bu şekilde isimlendirmen hoş değil bizim ki alışveriş. Ben sana Demiri veriyorum sen de bana para ikimizde sevdiğimiz şeyler için biraraya geliyoruz.
İlayda: Demiri veriyormuş adamın gözü beni görmüyor hala o şırfıntıda aklı.
Hamit: Orasını ben anlamam Burcuyu Demirden uzaklaştır dedin uzaklaştırdım. Kalanı beni alakadar etmez ben parama bakarım.
İlayda: Peki bu daha ne kadar böyle sürecek.
Hamit: Buda senin bileceğin iş Burcuya savurduğum tehtidler etkili olmuyor artık gün geçtikçe demire olan hasreti dahada artıyor, yani zor iş bunlar yoruyor beni anlarsın ya.
İlayda: Tiksiniyorum senden Hamit tiksiniyorum.
Hamit: Adamın asabını bozma kızım evlenirsin adamla bende giderim ondan sonra ne Burcu gelir ne Demir gider herşeyi ben mi söyleyeceğim sana.
İlayda: İyi tamam akıl isteyen olmadı senden sen Burcuyu Demirden uzak tut yeter başka bişey istemiyorum al şunu da (zarf uzatır) içinde ikibin lira var idare et zırt pırt da arama beni.
Hamit: (pişkince) Teşekkürler anneciğim.
İlayda: Pişkin herif iğrençsin sen iğrenç.
Hamit: Teveccühünüz. Güle güle annecik.
İlayda: (homurdanarak çıkar) Umarım görüşmeyiz birdaha.

Gündüz Gece 4

0 yorum
(Kafede oturmaktadır. Telaşlıdır. etrafa bakınmaktadır. Hamit gelir.)
Hamit : Merhaba
Burcu : (Sinirli) Ne istiyorsun yine!
Hamit : Dur sinirlenme hemen, sadece anlaşmamıza uymadığına dair haberler alıyorum.
Burcu : Ne saçmalıyorsun! Dediklerini harfiyen yaptım ya!
Hamit : Geçenlerde sahilde birlikte otururken görülmüşsünüz. Neden bir araya geldiniz? Görüşmeyeceğin konusunda anlaşmıştık.
Burcu : (Şaşırarak) O mu ? Eee... Şey... Sadece son bir kez benimle konuşmak istemiş.
Hamit : Ne konuştunuz?
Burcu : (üzülerek)Beni nasıl yüz üstü bıraktın diye söylendi durdu.
Hamit : Sen ne dedin.
Burcu : (Ağlamaklı) Bir şey diyemedim. Sonra da kalktı gitti zaten.
Hamit : İyi bakalım. Biliyorsun bunu ikinizin de iyiliği için yapıyorsun. Duygularına yenilme. Bir daha ararsa da bana haber ver. Bak sakın unutma.
Burcu : Tamam be! Artık konuşmak istemiyorum, lütfen gider misin (ağlamaklı)
Hamit : Tamam. Bana kızma ama ben sadece ikinizin de iyiliğini düşünüyorum. Şimdi gidiyorum. Herhangi bir ihtiyacın olursa ara. Mevzu ne ise hallederiz.
Burcu : Senden hiçbir şey istemiyorum. Bundan sonra bir daha karşıma çıkma yeter!
Hamit : Tamam. Sen sözünü tutarsan bende sözümü tutarım. Anlaştık mı ?
Burcu : Defol!
Hamit : Bir daha görüşmek zorunda kalmayız umarım kendine iyi bak.
Burcu : [ Nedir bu benim çektiğim. Sevdiğimden ayrıyım ve bunun sebebi benim nasıl bir sınavdır bu Allah'ım!]




Gündüz Gece 3

0 yorum
(mekan bir birahanedir)
Demir:(iç çeker ve birasından bir yudum alır; kendikendine) Yaa sen gideli ne kadar oldu hatırlamıyorum bile.

(daha arka masaların birinde demiri görmeden)
Burcu:Keşke o gün gitmeseydim ne kadar oldu bilmiyorum.

Demir:Keşke şuan burada olsan.

Burcu:Buralardasın sanki kokun geliyor burnuma (çevresine boş boş bakar) keşke bu koku sahi olsaydı fakat anlıyorumki hala senin hayalin.

Demir:Nerdesin, kimlesin keşke bilebilsem.

Burcu:Acaba evlendin mi yoksa bu şehirde sırf ben varım diye terk mi ettin keşke bilebilsem.

Demir: Keşke...

Burcu:Senin hakkında bu kadar bilgisiz kalmaktan nefret ediyorum.

Demir:seni ben hala çok seviyorum.

Burcu: O İlayda denen şeytan hala yakanda değilmi.

Demir:Yokluğunu başka bedenler bastırmıyor.

Burcu:Ferit keşke hala Demire ait olduğumu bilsen.

Demir: Keşke...

Burcu:Keşkelere sığınmaktan nefret ediyorum.

Demir:Bana ne olur de!(ağlamaklı) Ne olur!

Burcu:(ağlamaklı) Sana yalan söylemekdi belkide en büyük hatam yada yalanların arkasına sığınıp beni koruduklarını zannetmek.

Demir:Hatalıydın sevgilim benim olduğum kadar.

Burcu:Evet hatalıydım. Ve yalancıydım senin bana yalancı olduğun kadar.

Demir:Ne değişti şimdi.Daha büyük yalanların kölesi oldum ve azad edilmeyeceğim biliyorum.

Burcu: Ama artık bu hiçbirşeyi değiştirmez(der ve birasını yarım bırakıp mekanı terkeder)

Demir:Kokun hala burnumda sanki burdaymışsın gibi(der ve birasını bitirip mekanda sızar)

Gündüz Gece 2

1 yorum
(Akşam olmaktadır. Güneş batmaktadır. Sahilde yürümektedir.)


İlayda : Sevgilim ne güzel değil mi ? Bak güneş batıyor.
Demir : Güneşin batması mı güzel?
İlayda : Bak ne güzel manzara işte. (Duraksar) Neyin var sevgilim? Bak küseceğim ha.
Demir : Yok bir şey öyle dalmışım sadece. Evet çok güzelmiş.
İlayda : Yok sende bir şey var. Anlatacaksın.
Demir : Bir şey yok dedim ya ilayda.
İlayda : Peki söyle bakalım ben sana az önce ne dedim?
Demir : Nasıl ne dedin? Manazara güzel dedin.
İlayda : Hayır ondan önce ne dedim söyle bakalım.
Demir : (Düşünür.) Valla hatırlarmıyorum dalmışım öyle.
İlayda : Küstüm! Ne bu ? Bir günü kendimize ayırdık güya. Ne olur işi gücü unutsan !
Demir : Tamam, tamam, hadi ne yapalım bakalım bugün.
İlayda : Öyle dalmak yok tamam mı?
Demir : Tamam dedim ya. Hadi ne yapalım?
İlayda : Lunaparka gidelim.
Demir : Lunaparkta ne yapacağız?
İlayda : Birlikte çarpışan arabaya bineriz, sonra ne bileyim gondola bineriz.
Demir : Ne işimiz var şimdi lunaparkta, iyi hadi gidelim bakalım.


(Burcu yanında Ferit'le birlikte oturmaktadır.)
Ferit   : Aşkım,
Burcu : Efendim
Ferit   : Sen olmasan ne yapardım bilmiyorum. Sana baktıkça ne kadar şanslı olduğumu düşünüyorum.
(Burcu tebessüm eder)
Ferit   : Gel sana bir sürprizim var bugün.
Burcu : Ne sürpriziymiş bu?
Ferit   : Öyle olmaz söylersem ne sürprizi kalır.
Burcu : İyi bakalım gidelim.
Ferit   : Garson! Hesap lütfen.


(Lunapark, Demir İlaydayla Çarpışan arabaların önünde sıra beklemektedir)
İlayda : Ne güzel değil mi? Biz şu maviye binelim o daha hızlı.
Demir : Tamam ona bineriz. [ çarpılan  çok severdi çarpılan arabaya binmeyi ne de güzeldi. ne yapıyorum ben Allah'ım! ] İlayda başka bir şey yapalım, çocuk muyuz biz? Çarpışan araba da ne oluyor?
İlayda : (sitemkar) Olmaz! Söz verdin bir kere! bineceğiz! Lütfen ama lütfen.
Demir : [Ah bir bilsen neler anımsatıyor bana sende binmek istemezsin. ] (sıkılarak) İyi yamam bineceğiz, tamam.
İlayda : (Demiri öper) Sözünü tutan aşkım benim.


(Burcu'yla Ferit bir çay bahçesinde oturmaktadır.)
Ferit   : Bak hayatım, şu manzarayı görüyor musun? Ne kadar güzel değil mi ?
Burcu : Hı hı, evet çok güzel.
Ferit   : Aşkım, bu aptal adam seni deliler gibi seviyor. Sana layık değil böyle bir yer ama (İçeriden kemancı romantik bir müzik çalarak girer. cebinden yüzük çıkartır.) Benimle evlenir misin?
Burcu : (şaşırarak)Ne diyeceğimi bilmiyorum Feri. Çok ani olmadı mı böyle?
Ferit   : Daha fazla bekleyemedim. Sensiz geçen dakikalarım yıllara dönüyor.(Heyecanla) Cevap verecek misin?
Burcu : Şu anda hele de burada sana bir cevap veremem! Biraz düşünmeme izin ver.
Ferit   : Niye mekanı mı beğenmedin? Ah salak kafam tabi mekanı beğenmedin sen. Tabi düşünebilirsin ama uzatma olmaz mı? Ben sensiz yapamıyorum.
Burcu :Mekanı beğenmemek mi? Ah bir bilsen, Askere gitmeden önce burada "Bekle" dedi bana.] Mekanı beğenmemek değil, sadece biraz zamana ihtiyacım var.


(Demir çarpışan arabada)
Demir :Sen yanımda yokun ama anıların hep yanımda.]


(Burcu Çaybahçesinde)
Burcu : Sen yakınına sokmuyorsun ama anıların yakamı bırakmıyor.]




Gündüz Gece

0 yorum
ftğrf


(Sahilde bir bank, etrafta ışık yok, bankta oturan iki kişi ve deniz)
Demir : Bir gün bu noktaya geleceğini biliyordun. Bile bile devam ettin ...
Burcu : Düşünemiyor insan. Düşünmüyor.
Demir :  ...
Burcu : Susma öyle, bir şey söyle.
Demir : Ne diyeyim?
Burcu : (Ağlamaklı) Demir!
Demir : Ne Demir! Demir ne! Bana Demir deme!
Burcu : N'olur!
(Kalkar, deniz kıyısına ilerler, durur.)
Demir : Bir daha sakın bana ne olur deme! O kadar çok şey olur ki! Yine gözlerindeki saflığa kaptırırım kendimi, yine inanırım onca yalana yine yeniden ve tekrar tekrar! Ne mi olur? Çok şey olur Burcu. Bir daha bana ne olur diye sorma! Çok şey oldu!
(Yürümeye başlar. Koşar gibi ilerler.Burcu'yu geride bırakır)

(Mekan otel lobisi, bekleme koltuklarından oturmaktadırlar. Aykut ortama yeni katılır.)
Aykut : Naber millet. N'apıyoruz bu gece? Demir nerede?
İlayda : Bilmiyorum "ufak bir işim var" dedi, çıktı. Gideli de oldu biraz.Gelmesi lazım bu aralar.
Doğu : (Alaycı) Kraliçemiz saatlerdir prensinin gelmesini bekliyorlar.
İlayda : En azından beklediğim bir prens, senin gibi kurbağa değil.
Aykut : (Gülümseyerek) Sen kaşındın panpa.
(Demir otelin kapısından girer.)
Doğu : Hah, beyimizde geldiler. Gözünüz aydın hanımefendi.
İlayda : Aman be, zevzek başka işin yok mu senin. (seslenir) Demir! Demir! burdayız.
Demir : N'aber millet?
Aykut : N'apıyoruz bu gece?
Demir : Yorgunum pek dışarı çıkacak durumda değilim. Siz takılın.
İlayda : Olmaz öyle ama senin mutlaka gelmen lazım, Biliyorsun şekerim sensiz olmaz.
Demir : Yorgunum, bu gece beni mazur görün.
İlayda : Demir! N'olur!
Demir : Sakın bir daha bana n'olur deme!
İlayda : Ne oluyor? Neye kızdın şimdi?
Demir : Özür dilerim. Çok yorgunum siz takılın olur mu ?
İlayda : (sinirle) İyi tamam. Ne yapıyorsan yap! Ara uyandığında tamam mı!
Demir : Ararım. Hadi görüşürüz ben odama çıkıyorum.

(Arkası yarın...)


İlahi Komedi 2

1 yorum


Zebani : Sırayı bozmayın, sırayı bozmayın diyorum size anlamıyor musunuz?
Dayyip : Bizde sıra bekliyor muyuz?
Zebani : Sen kimsin ulan?
Dayyip : Eee., Ben Dayyip, halk arasında Kasımpaşalı olarak da bilinirim.
(Zebani defteri kontrol eder.)
Zebani : Oooo, Ooooo, Kimler gelmiş kimler? Açın yolu açın,protokol geliyor çekilin. Buyrun size öncelik var elbette. Sizi şöyle cehennemin dibine alalım.
Dayyip: Durun! Durun ne cehennemi! Ben nasıl cehenneme giderim ?
Zebani : Şimdi şöyle sırat köprüsünün üstünden artistik bir hareketle dalış yapıyorsunuz. Sizin kat bayağı aşağıdaymış, düşme süresi uzun olduğunda artistik puanınızı yükseltebilirsiniz.
Dayyip : Ne saçmalıyorsunuz sen?
Zebani : Artistlenme hemen, damarın tutmasın, bak burda yazıyor; cehennem 5. kat gördün mü? Yeni adresin burası. Bizde emir kuluyuz.
Dayyip : Saçmalık bu!  Bu tür haberler, benim itibarıma gölge düşürmek isteyen malum çevreler tarafından uydurulmuştur.
Zebani : Yuh! İndir elini indir! ulan sol omuzundaki melek 5 kere istifasını vermiş ne bu arkadaş 7 / 24 mesaimi olur diye,  birde  uydurma diyorsun.
Dayyip : Halkımız % 50 oy vererek bize bu hakkı verdi.
Zebani : Günah kitabında neredeyse %100 dolulukla bana bu hakkı verdi.
Dayyip : Tamam halka soralım, Bu sıradakilere soralım bakalım. Benim cennete gitmemi isteyenler EVET, istemeyenler HAYIR desin. Bu arada hayır diyenler cehennemliktir. illede sandık, sandık, sandık.
Herkes : ZATEN CEHENNEMLİĞİZ!!!
Dayyip : Yapmayın ya!? Bakın %50'den az alırsam yakarım kendimi!
Zebani : Merak etme biz hallederiz o işi sen sıkma canını.
Dayyip : Bizim böyle bir düşüncemiz yok, demokratik sistemlerde bu iktidarın yetkisidir.
Zebani : Garibim yaktı galiba devreleri, hop burası meclis değil geç şöyle ilerle, daha gelecekler var.
Dayyip : Mızrağınıda al git ulan!
Zebani : Yürü ulan!
Dayyip : Artistlik yapma! iyi zabanisin! iyi zebanisin artistlik yapma!
(Zebani iter, dayyip düşer.)
Zebani : Nedir ulan bunlardan çektiğimiz. Sıradaki; Kamil Kılınçtaroğlu!
Kamil : Sıraya girdik ama yemin etmeyeceğiz!
(Tu bi kontinyud...)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...